Dr.salihkenan

UZM.DR.SALİH KENAN ŞAHİN KİŞİSEL WEB SİTESİNE HOŞGELDİNİZ !

90 GÜNLÜK PROGRAM İLE DİYABETE VEDA EDİN

DSÖ verilerine göre, son 30 yılda tip 2 diyabetin yaygınlığı tüm ülkelerde önemli ölçüde artmıştır. Sekiz milyar olan dünya nüfusunun yaklaşık 500 milyonu (%6,3) diyabetle mücadele etmektedir. 2030 yılına kadar bu rakamın artarak 650 milyona (%8) ulaşacağı öngörülmektedir. Bu sonuçlar dünya çapında diyabetin yaygınlığının artmakta olduğunu göstermektedir. Ayrıca her yıl 1,5 milyon kişinin diyabetle ilişkili hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiği hesaplanmaktadır. Diyabet hastaları, sağlık kurumlarına en sık başvuran, en az sonuç alan, buna karşın en yüksek maliyeti oluşturan hastalık grubudur.

Şeker neden yükselir?

Tip 1 Diyabet, mutlak bir insülin eksikliğidir ve ömür boyu insülinin takviyesi gerekir. Tip 2 Diyabette başlangıçta insülin normal salgılanır. Daha sonra hücre reseptörlerinde insülin etkisizliği sonucu gelişen direnç ile glikoz hücrelere giremez. Bu durum kan şekeri yüksekliği ve yağ depolanmasına yol açar. Açığı kapatmak için pankreas daha fazla insülin üreterek kan şekerini kontrol altına almaya çalışır. Salgı hücreleri tükenip insülin üretimi azalınca hiperglisemi görünür hale gelir. İnsülin direnci ve azalan insülin üretimi birlikte görülebilir.

Komplikasyonlar

Uzun süreli kan şekeri yüksekliği, farklı organ ve sistemlerde komplikasyonlar oluşturabilir. Yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, felç gelişebilir. Böbrek yetmezliği sonucu diyaliz ihtiyacı doğabilir. Bulanık görme, katarakt, göz tansiyonu problemlerinin ilerlemesi körlüğe yol açabilir. Mide boşalmasında gecikme, hazımsızlık, ishal, kabızlık, idrar kaçırma ve terleme sorunları oluşabilir. Uyuşma, karıncalanma, ağrı veya his kaybı ayaklarda yara, enfeksiyon, kangren ve amputasyona götürebilir. Erkeklerde ve kadınlarda cinsel sorunlar görülebilir.

Diyabete Veda

Diyabetten kurtulmak için önce buna inanmak ve kararlılık gerekir. Diyabet kurtulma programı hakkında detaylı bilgi sahibi olmak ve özveri ile sürece uyum göstermek büyük önem taşır. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek ve toksinlerden uzak durmak, vücudun doğal dengesini korurken kan şekeri kontrolüne yardımcı olur. Kaliteli uyku ve stres yönetimi de diyabetin kontrol altına alınmasında vazgeçilmezdir. Sosyal çevrenin desteği tedavinin başarısını artırır.

Yaşam Tarzını Değiştir

Yaşam tarzı değişiklikleriyle, insülin üretimi ve kan şekeri düzenlemesi tekrar aktif hale getirilebilir. Bu duruma “remisyon” denir. Tam remisyon, diyabet ilaçları kullanılmadan bir yıl veya daha uzun süre boyunca normal HbA1c, açlık glikoz ve trigliserid seviyelerini korumak olarak tanımlanır. Tam remisyon durumunda düzenli olarak kontroller devam etmelidir. Uzun süreli remisyon, ilaç kullanılmadan 5 yıl veya daha fazla süren normal HbA1c ve kan şekeri seviyeleri ile sağlanır.

Gıda Duyarlılık Testleri

Diyabetten kalori fazlası kadar toksinler de sorumludur. Vücudumuza toksinler; besinler, hava veya deri yoluyla girerler. En büyük risk gıdalara aittir. Genel olarak başta plastikler olmak üzere saklama kapları ve ambalajlar, rafine ve aşırı işlem görmüş, katkı maddeleri ile raf ömrü uzatılmış gıdalar, pestisitlerle bulaşmış sebze ve meyveler gıdaya bağlı toksisiteye yol açarlar. Ayrıca kişisel olarak duyarlı olduğumuz gıdalar da başkaları için şifa olabilirken bizde toksik etki yaratabilir. Gıda duyarlılık testleri bu konuda yol gösterebilir